26.05.1964'te İstanbul'da doğdu. Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu'nu bitirdi. Profesyonel müzik çalışmalarına Grup Yorum'a katılarak başladı. Bir süre İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarına devam etti. Ayrıca özel şan dersleri aldı. Yorum'la birlikte Berivan-Haziranda Ölmek Zor ve Türkülerle albümlerinde çalıştı. 1989'da Tuncay Akdoğan'la birlikte Yorum'dan ayrıldı.
10.01.1990'da Tuncay Akdoğan ve İsmail İlknur'la birlikte Kızılırmak'ı kurdu. Kızılırmak'la birlikte şu ana kadar on üç albüm çıkardı. Yurtiçi ve yurtdışında sayısız konserlere çıktı. Çeşitli gazete ve dergilerde haftalık yazıları yayınlandı.
Kızılırmak'la çalışmalarını sürdürürken bir yandan da solo çalışmalar yaptı. 1990-1992 yılları arasında Ankara Birlik Tiyatrosu tarafından sahnelenen Pir Sultan Abdal oyununun müziklerini yapan Kızılırmak'ın bu oyuna diğer katkısı, Tuncay Akdoğan'ın (anlatıcı-ozan) ve İlkay Akkaya'nın (Pir Sultan'ın eşi Ballıhan) oyuncu olarakta sahnede yer almasıydı.
1991 yılında Tarık Akan ve Füsun Demirel'in oynadığı "Bir Küçük Bulut" filminin müziğini yaptı.
Kızılırmak'la birlikte başka birçok oyun müziği yapan Akkaya 2003'te Zafer Diper'in sahnelediği Talan adlı oyunda da rol aldı. Mayıs 2005'te Nazım Hikmet'in Şeyh Bedreddin Destanı adlı şiiri oyunlaştırılmış şekilde sahnelendi. Bu oyunun müziklerini de Kızılırmak yaptı. Oyun Küba’da sahnelendi; Ayrıca İlkay Akkaya ve Kızılırmak Küba Kültür Bakanlığı davetlisi olarak Havana şehrinde konser verdi.
Birçok müzisyenin ve grubun albümlerine konuk sanatçı olarak destek verdi. İlk solo albümü olan "Kül" ü 1999'da yayınladı. Yine 1999'da "Salkım Söğüt" adlı ortak bir çalışmada yer aldı. Daha sonra 2001'de "Unutma" adlı ikinci solo albümü yayınlandı. "Salkım Söğüt 4" de 2002 yılında yayınlandı. Üçüncü solo albümü olan "Yine" 2003 yılında yayınlandı. Son solo albümü olan "Yalnız" da Aralık
Nasıl bir günümdeyim bilemezsin, Her yerde sen, her yerde hayalin, Konuş diyorum, susuyorsun, Gül biraz diyorum, kızıyorsun Anlamsız öfkeleniyorsun Umulmadık anlarda küfürler savuruyorsun Elimi uzatıyorum, gelmiyorsun Sev diyorum Arkana bakmadan gidiyorsun Ey can(!) Bağırıyorum, duymuyorsun Seni seviyorum diyorum Gene de çekip gidiyorsun.. Gitme demeyeceğim bu gidişte Git diyorum sana ebediyete Yapamazsın sen benim sevgimle Yaşamak isterim bu aşkı sonsuz derinlikte Ama yetemezsin sen bu sevgiye Ellerinin dokunduğu yer susar Dudaklarının öptüğü yer ağlar Yetemezsin sen bu sevgiye Dokunduğumda tenim ürpermeyecek Seni ölesiye isteyecek Yapabilir misin? Yaparsın da yapabilir misin? Yaşayabilirsin de; Hissedebilir misin beni içinde Aslında yetersin sen bu sevgiye!!!
bir sır düğümü gibi kaldım, içimde ne fırtınalar koptu, bu gözler ne haksızlıklara tanık oldu, gene de konuşamadım.... dilim başka söylüyor, içim başka yaşıyor, artık dermanım kalmadı, herkes üstüme geliyor, yüreğim bu kadarını kaldıramıyor.... sen beni düşünmezken, ben seni bekledim, sen başkalarını severken, ben seni sevdim... bugün sevdiğin yemeği yaptım sana soğan katmadım ama, olurda gelirsin diye bana...... sende acıma acı katma, uzak değilim o kadar gel yanıma... sen anlatılamazsın aslında, hani elime kalemi alıp anlatıyorum ya; olmuyor yetişemiyorum sana, bıraktım sonunda sevgili seni sana!!! gene de bir ömrüm daha olsa, hiç mutlu olmadığım bu hayat yolunda, gene aşık olurdum sana, asla gitmezdim başkasına... elini bir uzatsan yanındayım, bir sesini duysam koşacağım, sana hala aşığım, kor gibi yanmaktayım....