Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
Temmuz 2007 tarihli yazilar Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar
 
Tem
29
    
diloş82 | 29 Temmuz 2007 16:22 

Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın vardı. Kadın, kendisine arkadaş olması için dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başladı.
Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmazdı. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşmıştı.
Birkaç ay sonra kadının çocuğu doğdu. Tek başına tüm zorluklara göğüz germek ve yavrusuna bakmak oldukça zordu.
Günler geçti. Kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kaldı. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardı. Aradan biraz zaman geçti ve anne eve geldi. Gelinciği ve kanlı ağzını gördü. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırdı ve oracıkta öldürdü hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyuldu. Anne odaya yöneldi Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış yılanı gördü.



 
Tem
27
    
diloş82 | 27 Temmuz 2007 01:57 | etiket: ,  

Ailemin yanında,yer olarak derseniz denizin olduğu sessiz sakin her yer sahil



 
Tem
14
    
diloş82 | 14 Temmuz 2007 14:18 | etiket: , , ,  

Sizce herhangi bir mesleğin ; okulunu bitirmek mi ? Tecrübe edinmek mi ? iş hayatında seçilmemizi sağlıyor..
diloş82

Ne yazık ki üni bitirmiş ve de çok güzel bölümlerden mezun olmuş gençlerimiz,bölümlerinin işinde çalışamıyorlar.Okuduğu anda ne iş yapıyorsa o meslekte ilerliyorlar.Ve de bir çok şirket aslında tecrübeye ve zamanına bakıyorlar.Bazı şirketlerde diploma olmazsa olmaz diyorlar.



 
Tem
12
    
diloş82 | 12 Temmuz 2007 19:00 
her sey yapilabilir
bir beyaz kagitla
uçak örnegin uçurtma mesela
altina konulabilir
bir ayagi ötekinden kisa oldugu için
sallanan bir masanin
veya siir yazilabilir
süresi ötekilerden kisa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kagida
her sey yazilabilir
senin disinda
güzelligine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalisan
her seyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadir çaresi
senin bir çiçege bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasirli bir bahçivan çaresizligim
anlarim bitkiden filan
ama anlatamam
topragin günesle konusmasini
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana isik ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir siir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir sey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katiksiz bir yolcuyum
yarali yarasiz sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kagit boslugu
her seyi anlattim
olan olmayan acitan sancitan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancilari
bütün stabilize arkadasliklar
daha hizli kosardim
severadim gelirdim
gözlerinin mercan maviligine

sana bakmak
suya bakmaktir
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktir

sana sola bakmadan yürüdügüm yollar taniktir
ask sorgusunda sahanem
yalniz kelepçeler saniktir
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatirlar
hem yapilmis hem yapma çiçek satanlar
bahçivanlar degil tüccarlardir
sen öyle göz
sen öyle toprak ve günes ortakligi
sen teninde cennet kayganligi iken
sana siir yazmak ahmakliktir

bir tek söz kalir
dislerimin arasindan
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya baslar

verdigim bütün sözler
sende kalsin isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzedigi için ölümsüz
yazdigim bütün siirler
sana baslayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kagida bakmaktir
her sey olmaya hazir
sana bakmak
suya bakmaktir
gördügün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantilari reddedip
bir mucizeyi anlamaktir
sana bakmak
allah’a inanmaktir

 Yilmaz Erdogan 



 
Tem
08
    
diloş82 | 08 Temmuz 2007 13:33 

Ey suskunluğumun gürültülü depremi,

Adın yarın olsun artık,

Bugün çoktan bitti.

Öpüyorum bir güzelliği son inceliğinde

Dudaklarım kanıyor en duyarlı yerinde.

Sen yoksun biliyorum,

Parmaklarım gömüşüyor yüreğime..

Çöller büyütüyor artık,

Kum fırtınasından kaçan ceylan bir aşkı..

Rüzgar olup esme diyorlar senden sonra,

Sulara selamını kesme diyorlar.....

Ey kuraklığımın sel baskını,

Adın sonsuzluk olsun artık,

En son çoktan bitti ..

Çiçekler can çekişiyor ellerimde,

Başaklar kesat,

Son çiftçi de  buğdayını çoktan biçti...

Masalllar büyütüyor artık

Yalanlardan kaçan bir aşkı,

Gerçek olup vurma diyorlar,

Yorulup yorulup durma diyorlar,

Ey karanlığımın klıvılcım patlaması

Adın aydınlık olsun artık..

Son güneşte çoktan battı

Bir sen kaldın yüreğimin boşluğunda..

Bütün sonların ötesi olsun adın

Baharı püskürsün karlar altında.

ADNAN YÜCEL



 
Tem
07
    
diloş82 | 07 Temmuz 2007 01:13 

Sen yaralanmış gücü seviyorsun..

Kırılgan bir gelinciğin dalındaki son halini;

yakışıklı bir sülünün vurulmadan öncek gözlerini..

Yaralı ne varsa kucağına düşsün istiyorsun.

Can çekişirken yapraklarına,

adını fısıldıyorsun kanatlarına...

Çok istediğinden değil;

gelincik ya da sülün

ya da terk eden sevgilin,

son anlarında seni ansınlar istiyorsun..

Sen yaralanmış gücü seviyorsun..



 
Tem
02
    
diloş82 | 02 Temmuz 2007 00:20 | etiket: , , , ,  

Evlenmek istediğiniz bir insanı en iyi şekilde tanıyabilmek için ne yapardınız? Yani evlilik sonrası hayatı da görebilmek, sonradan sürprizlerle karşılaşmamak için.
Vepa

Evleneceğim insanın ev hali  ve aile arasında zaman geçirerek tanımaya çalışırım.Tabi şu da var  evlenmeden aynı evde yaşamadan huyunu suyunu anlayamazsınız. 20 yıl sonra bile  bilinmedik yönlerini çıkaranlar var.Evlilik  üzerine karar vermek artık çok zor.



 
Tem
01
    
diloş82 | 01 Temmuz 2007 00:05 | etiket: , , , ,  

En çok ne tür müzik dinlersiniz? Hangi ses sanatçıyla bir akşam yemeği yemek isterdiniz?
amatoryasamak

Her tür müziği dinliyorum.Sezen aksu  ile  yemek yemek ve sohbet etmek isterdim.