Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın vardı. Kadın, kendisine arkadaş olması için dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başladı. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmazdı. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşmıştı. Birkaç ay sonra kadının çocuğu doğdu. Tek başına tüm zorluklara göğüz germek ve yavrusuna bakmak oldukça zordu. Günler geçti. Kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kaldı. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardı. Aradan biraz zaman geçti ve anne eve geldi. Gelinciği ve kanlı ağzını gördü. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırdı ve oracıkta öldürdü hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyuldu. Anne odaya yöneldi Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış yılanı gördü.
Sizce herhangi bir mesleğin ; okulunu bitirmek mi ? Tecrübe edinmek mi ? iş hayatında seçilmemizi sağlıyor.. diloş82
Ne yazık ki üni bitirmiş ve de çok güzel bölümlerden mezun olmuş gençlerimiz,bölümlerinin işinde çalışamıyorlar.Okuduğu anda ne iş yapıyorsa o meslekte ilerliyorlar.Ve de bir çok şirket aslında tecrübeye ve zamanına bakıyorlar.Bazı şirketlerde diploma olmazsa olmaz diyorlar.
her sey yapilabilir bir beyaz kagitla uçak örnegin uçurtma mesela altina konulabilir bir ayagi ötekinden kisa oldugu için sallanan bir masanin veya siir yazilabilir süresi ötekilerden kisa bir ömür üzerine.
bir beyaz kagida her sey yazilabilir senin disinda güzelligine benzetme bulmak zor sen iyisi mi sana benzemeye çalisan her seyden bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor belki tabiattadir çaresi senin bir çiçege bu kadar benzemenin ve benim bilinci nasirli bir bahçivan çaresizligim anlarim bitkiden filan ama anlatamam topragin günesle konusmasini sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana isik ver yeter bende filiz çok köklerim içimde gizlidir gelen giden açan soran bere budak yok bir siir istersin “içinde benzetmeler olan” kusura bakma sevgilim heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir sey yok
uzun bir yoldan gelen tedariksiz katiksiz bir yolcuyum yarali yarasiz sevdalardan geçtim koynumda bir beyaz kagit boslugu her seyi anlattim olan olmayan acitan sancitan bilsem ki sana varmak içindi bütün mola sancilari bütün stabilize arkadasliklar daha hizli kosardim severadim gelirdim gözlerinin mercan maviligine
sana bakmak suya bakmaktir sana bakmak bir mucizeyi anlamaktir
sana sola bakmadan yürüdügüm yollar taniktir ask sorgusunda sahanem yalniz kelepçeler saniktir ne yazsam olmuyor çünkü bilenler hatirlar hem yapilmis hem yapma çiçek satanlar bahçivanlar degil tüccarlardir sen öyle göz sen öyle toprak ve günes ortakligi sen teninde cennet kayganligi iken sana siir yazmak ahmakliktir
bir tek söz kalir dislerimin arasindan ben sana gülüm derim gülün ömrü uzamaya baslar
verdigim bütün sözler sende kalsin isterim ben sana gülüm derim gül sana benzedigi için ölümsüz yazdigim bütün siirler sana baslayan bir kitap için önsöz
sana bakmak bir beyaz kagida bakmaktir her sey olmaya hazir sana bakmak suya bakmaktir gördügün suretten utanmak sana bakmak bütün rastlantilari reddedip bir mucizeyi anlamaktir sana bakmak allah’a inanmaktir
Evlenmek istediğiniz bir insanı en iyi şekilde tanıyabilmek için ne yapardınız? Yani evlilik sonrası hayatı da görebilmek, sonradan sürprizlerle karşılaşmamak için. Vepa
Evleneceğim insanın ev hali ve aile arasında zaman geçirerek tanımaya çalışırım.Tabi şu da var evlenmeden aynı evde yaşamadan huyunu suyunu anlayamazsınız. 20 yıl sonra bile bilinmedik yönlerini çıkaranlar var.Evlilik üzerine karar vermek artık çok zor.